Bir çocuk matematikte başarılıysa sayısal alanda güçlü olduğu düşünülür. Güzel resim yapıyorsa yaratıcı, akıcı konuşuyorsa sosyal becerileri yüksek kabul edilir. Çoğu zaman çocukları değerlendirirken gördüğümüz sonuçlardan yola çıkarız.
Ancak güçlü yönler her zaman bu kadar görünür değildir.
Bazı çocuklar potansiyellerini doğrudan göstermez. Hatta bazen en güçlü oldukları alanlar, okul hayatında ya da günlük yaşamda fark edilmeyebilir. Çünkü güçlü yön dediğimiz şey yalnızca yüksek performans göstermek değildir. Bilgiyi nasıl işlediğimiz, problemleri nasıl çözdüğümüz ve yeni durumlara nasıl uyum sağladığımız da bu yapının bir parçasıdır.
Örneğin bir çocuk sınıfta çok dikkat çekmeyebilir. Notları ortalama seviyede olabilir. Ancak karmaşık ilişkileri hızlı fark ediyor, farklı fikirler arasında bağlantı kurabiliyor veya detayları diğer çocuklardan daha kolay ayırt edebiliyor olabilir. Bu özellikler her zaman ilk bakışta görünmez.
Tam tersi de mümkündür.
Bazı çocuklar belirli alanlarda başarılı sonuçlar elde ederken, bu başarı güçlü yönlerinden değil, yoğun çaba ve tekrar sayesinde ortaya çıkabilir. Sonuç başarılı görünse de çocuğun doğal olarak öne çıktığı alan bambaşka bir yerde olabilir.
Bu nedenle yalnızca başarıya bakarak güçlü yönleri belirlemek her zaman doğru sonuç vermez.
Bir çocuğun hangi alanlarda rahat ilerlediğini, hangi görevlerde doğal bir merak gösterdiğini ve hangi becerileri daha hızlı geliştirdiğini anlamak gerekir. Çünkü gerçek potansiyel çoğu zaman sonuçların arkasında saklıdır.
Ailelerin yaptığı en yaygın hatalardan biri de budur. Çocuğun bugün iyi yaptığı şeyi, gelecekte en başarılı olacağı alan olarak kabul etmek. Oysa gelişim doğrusal ilerlemez. Çocuk büyüdükçe farklı beceriler ortaya çıkabilir, ilgi alanları değişebilir ve daha önce fark edilmeyen güçlü yönler görünür hale gelebilir.
Bu yüzden çocukları tek bir etiketle tanımlamak yerine daha geniş bir perspektiften değerlendirmek gerekir.
Sadece neyi başardığına değil, nasıl düşündüğüne bakmak gerekir.
Sadece bugünkü performansa değil, gelişim potansiyeline bakmak gerekir.
İşte bu nedenle son yıllarda çocuk gelişiminde ölçüm ve gözlem süreçleri daha fazla önem kazanmaya başladı. Çünkü güçlü yönleri keşfetmek, yalnızca sonuçları görmekten çok daha fazlasını gerektiriyor.
Zeka Madeni de bu noktaya odaklanır. Çocuğun yalnızca mevcut performansını değil, düşünme yapısını, bilişsel özelliklerini ve doğal olarak öne çıkan becerilerini görünür hale getirir. Böylece aileler sadece bugünü değil, gelecekte gelişebilecek potansiyeli de daha net görebilir.
Çünkü bazen bir çocuğun en güçlü olduğu alan, henüz kimsenin fark etmediği yerdedir.