Çocuğunuz bir soruyu yanlış yaptığında ilk aklınıza ne geliyor? Büyük ihtimalle “anlamamış” diyorsunuz. Hatta bazen tekrar anlatıyor, daha fazla soru çözdürüyorsunuz. Çünkü problem bilgi gibi görünüyor.
Ama çoğu zaman öyle değil.
Bazı çocuklar gerçekten konuyu biliyor. Anlat desen anlatır, örnek ver desen verir. Ama iş uygulamaya geldiğinde hata yapar. Ve bu durum dışarıdan bakınca çelişkili görünür.
“Biliyor ama yapamıyor.”
Aslında bu düşündüğünüzden çok daha yaygın bir durum.
Çünkü bir soruyu doğru yapmak için sadece bilmek yetmez. O bilgiyi doğru anda, doğru sırayla kullanabilmek gerekir. İşte çoğu çocuk tam burada zorlanır.
Genelde şu davranışlar görülür:
- Soruyu hızlı okuyup “anladım” diyerek geçmek
- İlk aklına gelen yöntemi direkt uygulamak
- Çözüm sırasında küçük ama kritik bir detayı atlamak
Bu çocuklar konuyu bilmiyor değil. Ama süreci yönetemiyor.
Ve en kritik nokta şu:
Çocuk bunu fark etmiyor.
Çünkü yaptığı şey ona doğru gibi geliyor. Bu yüzden hatayı sadece “dikkatsizlik” olarak görmek yetersiz kalır. Çünkü ortada bir dikkat meselesinden daha fazlası vardır.
Sorun, düşünme akışındaki küçük kopuşlardır.
Bu yüzden daha fazla tekrar yapmak çoğu zaman çözüm getirmez. Çocuk zaten bildiği şeyi tekrar eder ama aynı hatayı yapmaya devam eder.
Zamanla şu döngü oluşur:
Biliyor → yanlış yapıyor → tekrar ediyor → yine yanlış yapıyor
Ve bu döngü hem çocuğu hem ebeveyni yorar.
İşte burada bakış açısını değiştirmek gerekir.
Sorulması gereken soru şu:
“Yanlış yaptı” değil, “nerede koptu?”
Çünkü gerçek ilerleme, hatayı görmekten değil, o hataya nasıl gelindiğini anlamaktan geçer.
Çocuğunuz yanlış yapıyor olabilir. Ama bu onun bilmediği anlamına gelmez. Büyük ihtimalle sadece sürecin bir yerinde kopuyordur.
Gerçek gelişim, daha fazla anlatmakla değil, o kopuşu fark etmekle başlar.